trajikomik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
trajikomik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2009 Cumartesi

Football Manager'ın kendine ihaneti...


Kadro kalitesi demişken bu noktada yıllarımı verdiğim Football Manager oyununun 2009 versiyonu hakkında bir iki söz sarfedeyim. Bilmeyenler olabilir. Oyunda gözüken kişi özellikleri dışında-ki bunlar 1'den 20'ye kadar değer verilmiş, fiziksel, mental ve teknik olmak üzere 3 gruba ayrılmış, hızlanma, kararlılık, dayanıklılık gibi spesifik özelliklerdir- bir de oyunda gözükmeyen ve aslında çok daha belirleyici özellikler var. En önemlileri de C.A. ve P.A. yani current ability(şu anki yetenek) ve potantial ability(potansiyel yetenek). FM 2009'un çıkmasını dört gözle bekledim çünkü Galatasaray'ın transferlerini FM 2008'de takıma koyduğumda inanılmaz bir takım oluyorduk. Fakat öyle düzenlemeler yapılmış ki 2009 da Galatasaraylı futbolculara, akıllara zarar. P.A.'sı 165 olan Baros'un artık 150 mesela bu değeri. Bir adam sırf Fransa'dan Türkiye'ye trasfer oldu diye potansiyeli 200 üzerinden 15 düşürülür mü? Al işte adam kariyer rekoru kırıyor şimdi, nerede kaldı gerçekçiliğiniz? Meira'nın potansiyeli 165 iken 155 olmuş. Neden? Lincoln'ün P.A. değeri 170'den 164'e düşürülmüş. Bir oyuncunun C.A.'sı belki değişir de P.A. bu kadar değişirse güvenilirliği sarsılır oyunun. Aynı şekilde Ümit'in P.A.'sı 165'den 150'ye, Hasan'ınki 165'den 155'e, Sabri'ninki 150'den 140'a, Ayhan 140'dan 136'ya, Volkan 142'den 133'e düşürülmüş. Bir tek M. Topal 138'den 157'ye çıkmış. Diyorum belki oyun formatı değişmiştir. Fenerbahçe'ye bakıyorum. Hemen hemen aynı P.A. değerleri. Edu'da 5 lik bir düşüş var ama Gökhan ve Semih'i baya artırmışlar haklı olarak.


Kısacası sırf Fenerbahçe geçen sene CL'de çeyrek final oynadı diye Galatasaray'dan güçlü tutulmaya çalışılmış ve sağlanmış da bu. İlk kez bir FM serisinde reputation olarak da önde FB. Bunu anlayabilirim sonuçta geçen sene çeyrek final görmüş bir takım ama bir takımın en önemli oyuncularının birden bire tüm yeteneklerini kaybetmeleri anlaşılmaz. Gerçekten benim için hiç bir güvenilirliği kalmadı Football Manager'ın.

#1 -Sağ bekin yok, niye bu kadar lüks?-


Hangimiz mutlu olmadık, umutlanmadık, hayaller kurmadık sene başında. Daha önce de yazdım, nereden nereye geldik kadro kalitesi olarak diye. İlk evvel bu kadroyu kuranları tekrardan takdir edelim. Eleştirmek inanın Kewell'ı, Meira'yı, Baros'u Türkiye'ye getirmekten çok daha kolay. Ama şu da sorgulanmalı uygun bir şekilde. Sağ arka lastiği patlak bir arabaya son model ses sistemi monte etmek ne işe yarar? Geçen sene Emre, Servet süper bitirdiler sezonu. Kulübede de Song.(Song ile senelerdir devam eden ve artık kabak tadı veren maddi problemler göz ardı edilemez, o ayrı konu). Hal böyleyken Meira transferi gerçekleşiyor. Herkesi hayal alemine götüren bir transfer bu tabi ama 7 yıllık problem hala devam ediyor. Ya daa hepimiz Kewell'ı çok seviyoruz ama takımda Arda gibi bir sol açık varken Kewell müthiş bir lüks bizim için. Hele ki 7 yıllık problem çözülmemişse.(Kewell gibi bir karakterin bonservis bedeli olmadan getirilmesi büyük başarıdır. odaklandığım nokta bambaşka.) Forvete Baros alınıyor bu arada. Eyvallah, ama sağ arka lastikle ilgilenen yok hala. Bir ara Lucas Neill adıyla heyecanlanıyorum ama nafile. Sözün kısası Uğur'un sezon başına yetişeceği düşünülse de bir sağ bek alınmalıydı ki Uğur'un ilk yarı top oynayamayacağı kesindi en azından. Şartlar böyleyken yapılan tüm harcamalar lükstür ve "Sağ arka lastiği yaptırmadan son model ses sistemi olsun arabamda" dersen biraz komik duruma düşersin. Hele 7 yıldır kanayan bir yaraysa bu.....

20 Mart 2009 Cuma

Çarpık düzen, Nereye kadar?


Dün gece çok kısa bir süre içerisinde 3 önemli isim tükendi maalesef. Hadi tükendi demeyelim; geri dönüşü çok zor, karanlık bir yola girdi futbol yaşantıları. Kimdir bunlar? 10 numara Lincoln, 11 numara Hasan, 3 numara, Büyük Kaptan B. Korkmaz. Bu insanların tükenişinde tek sorumlu yönetimdir. Yanlış kararlar ve stratejiler, yaldızlı ve sansasyonel kadroyu bu hale getirmiştir. O yüzden ben ne "Fare" gibiydi diye Lincoln'e, ne "Dombili" diye Hasan Şaş'a, ne de yanlış kararları olsa da, "Acemi" diye Bülent'e bırakırım ihaleyi. Sorumlu çok net. Sayın Sezgin futbolun başındaki kişidir ve kararlarından dolayı sorumludur lakin "Türk ve Avrupa futbolunu bu kadar iyi bilen birini niye çalıştırmayayım" diyen de sayın Polat'tır. Bilgi ve tecrübe birikimi çok harika ama aslolan mantalite ve zihniyettir. En tehlikelisi ise bu bilgi ve tecrübenin yanlış mantaliteyle yoğrulması, ortaya ise günümüz iş dünyasında yeri olmayan, çarpık ve kokuşmuş bir düzenin çıkmasıdır.


Neyse yarından itibaren "Böyle bir kadro nasıl bu hale gelir" sorusunu cevaplayabilmek adına bir şeyler yazmaya başlıyorum. Varan varan, madde madde dökelim içimizdekileri.


Ama şu mücadele ile ilgili söz söylenmeyecekse blogu kapatalım daha iyi. Tamam çok üzgünüz, moralsiziz de... Siz ne harika adamlarsınız be kardeşim. Helal Olsun hepinize.

10 Mart 2009 Salı

3-5 Dolar kaç "PUTANA" eder

Sanal alemdeki Fenerbahçeliler şöyle buyurmuş: "Olmadı Emre, Yakışmadı !!" Öyle ya 3 sırt numaralı arkadaş, daha ilk maçında, yan hakemin gözünün içine baka baka "putana" diye bağırdığında da aynı tepkiye rastlamıştık!! Ya da bir başkasını çeyrek litre suyla ıslattığında... Olayın özeti şu ki, Fenerbahçeliler'in #5-Emre'yi kabullenemeyeceği çok belliydi. Emre de uzun süre sakladı oysa kendini. Hem futbol olarak hem karakter olarak. Keşke 3'ün 5'in hesabını yapmasalardı da inanabilseydik samimiyetlerine.

24 Şubat 2009 Salı

Duruma inanmıyorum, neyine güleceğim...


Karamsarım...Sayın Sezgin, Sayın Feldkamp, Sayın Polat...Bu üç isim de belli karakter özellikleri bakımından Kaptan'la çalışmaya, daha doğrusu onun istediği ortamı hazırlamaya ne kadar razılar? Ben art niyetliyim sanırım. Ne yapayım kardeşim duruma inanmıyorum, neyine güleceğim?

15 Şubat 2009 Pazar

Yedi kere bile sektiremedin, Yazıklar olsun !


" Kardeşim 58 dakikada 7 gol at, yeter ki top sektirme karşımda; rencide oluyorum, küçük düşürülüyorum, gururum inciniyor yahu!!! "
Fenerbahçe yedinci golü attığında zevkten dört köşeydim inanır mısınız? Eeee "Dinsizin hakkından imansız geliyor" görüldüğü üzere...